1 Mart 2014 Genel Kurul Bilgilendirmesi

cumhuriyet, kadinlari, dernegi, cumhuriyet kadinlari dernegi, kadinlar, gorev, basinda, genel kurul

Cumhuriyet Kadınları Derneği iletişim listesinde paylaşılan ve medyaya verilen röportajlardaki yanlı ve haksız yayınlar dolayısı ile bu açıklamayı yapma zorunluluğu doğmuştur.

1 Mart 2014 günü heyecanla katıldığımız Cumhuriyet Kadınları Derneği Genel Kurulu'nda yaşanan olaylar hepimizi üzmüştür.

Ancak bilinmelidir ki; basına Cumhuriyet Kadınlarını yaralayacak açıklamaları yapanların, bu olaylardan sorumlu olduğu gerçeğini, hiç bir şey değiştiremez.

Derneğimizin en yüksek karar organı olan Genel Kurul'un, sağlıklı ve insicam içerisinde başlatılması ve Genel Kurul yönetiminin, yine Genel Kurul'da seçilen Divana teslim edilmesi, o anda görev başında olan Genel Yönetim Kurulu'nun görevidir. Ancak, önceki Genel Yönetim Kurulu'nun, Genel Kurul için seçtiği salon bile, Genel Kurula katılacak delegeler ile konukların yerleşimi için fiziki şartları olumsuz olan bir salon idi. Cumhuriyet Kadınları Derneği Genel Yönetim Kurulu'nun, 2. Genel Kurul çağrısı için seçtiği gün olan 1 Mart 2014 günlü toplantıda, Dernekler Yönetmeliği ve Dernek Tüzüğü'ne göre toplantı nisabı, “Yönetim ve Denetleme Kurulu üye sayısının iki katı yani 52 kişi idi.   Önceki Genel Yönetim Kurulu, toplantı nisabını tespit ederek toplantıyı açmış, Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı ile Genel Kurul gündemine geçilmiştir. Toplantının açıldıktan sonra ertelenmesi, ilgili kanun ve mevzuata aykırı olmasının dışında mantığa ve vicdana aykırıdır. Zira ilgili mevzuata göre; “Genel kurul toplantısı bir defadan fazla geri bırakılamaz.”, yani ikinci çağrı ile toplanmış olan 1 Mart 2014 günlü Genel Kurul'un toplantı nisabı dışında başka hiç bir biçimde ertelenmesi hukuken mümkün değildir. Ayrıca; Genel Kurul toplantısı başladıktan sonra mevcut Genel Yönetim Kurulu'nun yetkisi sona ermiştir, toplantı yönetimini, seçilecek Divana bırakmakla yükümlüdür. Mantığa ve vicdana aykırıdır çünkü ailesini, işini, gücünü bırakarak ve maddi imkanlarını zorlayarak, birçoğu şehirdışından gelmiş olan Genel Kurul üyelerini, keyfi ve kanunsuz bir biçimde toplantıyı erteleyerek geri göndermek insaf sınırlarını zorlamaktadır. Özet olarak 1 Mart 2014 günü Genel Kurul toplantısı başlatılmıştır, ve önceki Genel Yönetim Kurulu'nun toplantıyı erteleme hakkı ve yetkisi hiç bir biçimde bulunmamaktadır. 
 
Derneğimizin en yüksek karar organı olan Genel Kurul'un toplanması ile ilgili olarak mevzuattaki maddeler aşağıda verilmiştir.

DERNEKLER YÖNETMELİĞİ
Çağrı usulü 
Madde 14 –İlk çağrıda, çoğunluk sağlanamaması sebebiyle toplantı yapılamazsa, ikinci toplantının hangi gün, saat ve yerde yapılacağı da belirtilir. İlk toplantı ile ikinci toplantı arasındaki süre yedi günden az, altmış günden fazla olamaz. 
Genel kurul toplantısı bir defadan fazla geri bırakılamaz.

Toplantı usulü
Madde 15 - Genel kurula katılma hakkı bulunan üyelerin listesi toplantı yerinde hazır bulundurulur. Toplantı yerine girecek üyelerin resmi makamlarca verilmiş kimlik belgeleri, yönetim kurulu üyeleri veya yönetim kurulunca görevlendirilecek görevliler tarafından kontrol edilir. Üyeler, yönetim kurulunca düzenlenen listedeki adları karşısına imza koyarak toplantı yerine girerler. Kimlik belgesini göstermeyenler, belirtilen listeyi imzalamayanlar ile genel kurula katılma hakkı bulunmayan üyeler toplantı yerine alınmaz. Bu kişiler ve dernek üyesi olmayanlar, ayrı bir bölümde genel kurul toplantısını izleyebilirler.

Toplantı yeter sayısı sağlanmışsa durum bir tutanakla tespit edilir  ve  toplantı  yönetim kurulu başkanı veya görevlendireceği yönetim kurulu üyelerinden biri tarafından  açılır. Toplantı yeter sayısı sağlanamaması halinde de yönetim kurulunca bir tutanak düzenlenir.
Açılıştan sonra, toplantıyı yönetmek üzere bir başkan ve yeteri kadar başkan vekili ile yazman seçilerek divan heyeti oluşturulur.

 

CUMHURİYET KADINLARI DERNEĞİ TÜZÜĞÜ

Madde 14- Genel Kurul katılma hakkı bulunan üyelerin salt çoğunluğunun tüzük değişikliği ve derneğin feshi hallerinde ise üçte ikisinin katılımıyla toplanır. Çoğunluğun sağlanamaması sebebiyle toplantının ertelenmesi durumunda 2.toplantıda çoğunluk aranmaz. Ancak bu toplantıya katılan üye sayısı Yönetim ve Denetleme Kurulu üye sayısının iki katından az ise Genel Kurul toplantısı yapılmaz. Yeni bir Genel Kurul Toplantısı çağrısı yapılır.
Genel Kurul toplantısı bir defadan fazla geri bırakılamaz Genel Kurulda kararlar salt çoğunlukla alınır.
Madde 15-  Genel Kurula katılacak üyeler Genel Kurulca düzenlenen listedeki adları sırasına imza ederek toplantı yerine girerler. Üyelerin resmi kimlikleri görevliler tarafından kontrol edilir. Toplantı yeter sayısı sağlanmışsa, durum bir tutanakla tesbit edilir ve toplantı Yönetim Kurulu Başkanı veya görevlendireceği Yönetim Kurulu üyelerinden biri tarafından açılır.

 Toplantı yeter sayısı sağlanamaması halinde  Yönetim Kurulunca bir tutanak düzenlenir.
Açılıştan sonra toplantıyı yönetmek üzere, bir başkan yeteri kadar başkan yardımcısı ile yazman üye seçilir.

Toplantının yönetimi genel kurul başkanına aittir. Yazmanlar toplantı tutanağını düzenler ve başkanla birlikte imzalar.

Genel Kurul sonunda bütün tutanak ve belgeler yeni Yönetim Kuruluna verilir.

1 Mart 2014 günlü Genel Kurul, Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı okunarak başlatıldıktan sonra, gündemin “Divan Seçimi” maddesine geçilmiştir. Bu aşamada iki Divan önerisi sunulmuş ve oylanmıştır. Bu oylamada Sayın Canan Arıtman'ın Divan önerisine salondaki delegelerin çoğunluğu tarafından oy verilmiş olması, önceki Genel Yönetim Kurulu'nun Divan önerisinin oylanması sırasında ise az sayıda delegenin oyunun alınmış olması önceki Genel Yönetim Kurulu'nda paniğe yol açmış, listeler birkaç kez oylanmıştır. Önceki Genel Başkan Sayın Şenal Sarıhan, arkadaşlarının gelmemiş olması gerekçesiyle oylamanın bir saat ertelenmesi teklifinde bulunmuştur. Genel Kurul toplantısına saatinde yetişebilmek için bütün şartlarını zorlayarak şehir dışından gelmiş olan delegelerin tepkisine yol açan bu önerinin kabul edilebilmesi elbette mümkün olmamıştır. Sayın Canan Arıtman'ın, Divan oylamasının “tek tek isim okunarak” yapılması önerisi dikkate bile alınmamıştır.  Toplantıyı daha sağlıklı yönetmek için delegelerden gelen teklifler uygun görülmemiş; Genel Kurul Yönetimi tarafından öneri sahipleri uzlaşmaya çağırılmış, ancak Sayın Şenal Sarıhan, uzlaşma yolu ile divanı teke düşürme önerisini de reddetmiş, Divan önerisinin imzacıları ile muhatap olmayacağını söylemiş  ve Genel Kurulu iptal ettirme gayretine düşmüştür.

Aslında gerginlik, önceki Genel Yönetim Kurulu'nun Divan önerisi dışında bir öneri sunulmuş olması ile başlatılmıştır. Bunun kanıtı, önceki Genel Başkan Şenal Sarıhan'ın Cumhuriyet Gazetesi'ne yaptığı açıklamada söylediği sözlerdir; “Arıtman ve bazı üyeler anlaştığımız bir liste olmasına rağmen ayrı bir divan önerisi verdiler.” (Bakınız ek Cumhuriyet Gazetesi haberi) Bu açıklamada iki önemli aykırılık bulunmaktadır. Birincisi Sayın Canan Arıtman, Genel Kurul öncesi Sayın Şenal Sarıhan ile herhangi bir konuda herhangi bir anlaşma yapmamıştır. Burada hangi anlaşmadan behsediliyorsa, açıklanmalıdır. İkinci ve çok vahim olan nokta ise; Genel Kurul öncesinde anlaşarak Divan oluşturmak ve Genel Kurul sırasında başka bir öneri geldiği anda tepki göstermek, Genel Kurul'un iradesine ipotek koymak anlamına gelmektedir ki, Derneğin en yüksek karar organı olan Genel Kurul'un iradesine yapılan bu saygısızlık, Cumhuriyet Kadınları Derneği'nin kurumsal kimliğine yapılmış sayılmalıdır.

Sonuçta, Genel Kurul'un iradesine ipotek koyarak daha başlangıçta iki divan önerisinin oylaması sırasında Genel Kurul'u iptal ettirmeye dönük çabaya girişilmesi tepkilerin sebebi olmuştur. Ancak tepkiler, asla demokratik zeminden ayrılmamış, tahriklere rağmen Cumhuriyet Kadınları Genel Kurulunda "fiziki bir arbede" yaşanmamıştır. Genel Kurulula davet edilen polis de bu konuda herhangi bir zabıt tutmamıştır.

Anadolu'nun dört bir yanından ailesini, işini, evini bırakarak mücadele ruhunu pekiştirmek ve yeni yönetimi oluşturmak üzere maddi koşullarını zorlayarak, haksız rekabet koşullarına rağmen sorumluluk bilinci ile yerini almış Cumhuriyet Kadınları Genel Kurul Delegelerine yapılan saygısızlık kişilerin kendi ayıplarını örtme gayreti ile kapatılamaz.

Genel Kurul'da demokratik tüzük mücadelesi verilmiş ve tüzük değişikliği yapılmıştır.

Divana verilmiş olan tüzük önerimiz kabul edilerek Derneğimiz, nihayet demokratik bir tüzüğe kavuşmuştur. Demokratik işleyişin ön koşulu, demokratik bir tüzüktür. Yapılmış olan tüzük değişiklikleri ve gerekçeleri ile önceki Genel Yönetim Kurulu'nun Genel Kurul gündemine almış olduğu tüzük değişikliği önerisi karşılaştırmalı olarak bilahare sizlerle paylaşılacaktır. Ancak şu bilinmelidir ki, önceki Genel Yönetim Kurulu tüzük önerisi, demokratikleşmeyi değil daha da merkezileşerek, yönetim erkinin tek noktada toplanmasını amaçlıyordu. Şöyle ki, mevcut tüzüğün Genel Kurul delegelerini oluşturan ve en antidemokratik maddesi olan 10. madde ile ilgili değişiklik önerileri, Genel Kurul üyelerinin Ankara'dan tayin edilmesini daha da pekiştirecek bir biçimde Genel Merkez tarafından açılacak Temsilciliklerin de Genel Kurul'da temsil edilmesine yönelik idi. Oysa ki bu öneri, antidemokratik karakterinin dışında Dernekler Kanunu'na da aykırı idi. Aşağıda Dernekler Kanunu'nun ilgili maddesi dikkatinize sunulmuştur.

5253 Sayılı Dernekler Kanunu
Temsilcilik 
Madde 24
-
Dernekler, gerekli gördükleri yerlerde dernek faaliyetlerini yürütmek amacıyla temsilcilik açabilirler. Temsilcilikler, şube veya dernek genel kurullarında temsil edilmezler. Şubeler temsilcilik açamazlar. Temsilciliğin adresi, yönetim kurulu kararıyla temsilci olarak görevlendirilen kişi veya kişiler tarafından o yerin mülkî idare amirliğine yazılı olarak bildirilir.

Yapılmış olan tüzük değişikliklerinden biri ve en önemlisi; Genel Kurul ile ilgili 10. maddedir. Bu maddenin eski haline göre Genel Kurul, “Doğal delegeler, Genel Merkez'e kayıtlı üyelerden ve Şube genel kurullarında seçilmiş temsilcilerden” oluşuyordu. Buna göre, Genel Yönetim Kurulu, son ana kadar Genel Merkeze üye yapıp, yeni üyeye Derneğe kayıt olduğu anda “seçme ve seçilme hakkı” sunabiliyordu. Oysa Şubelerde, “20 kişiye bir delege” olmak üzere Genel Kurullarında seçtikleri delegeler, seçme ve seçilme hakkına sahip olabiliyorlardı. Anadolu'nun her hangi bir kentinde yıllarca Derneğe emek vermiş bir üyenin Genel Kurul seçimlerinde söz hakkı yokken, Ankara'da son anda üye yapılmış kişiler Genel Kurul'da yönetim organlarını seçme ve aday olma şansına erişebiliyorlardı. Bu eşitsizliğin, Derneğin kuruluşundan beri erki elinde tutmak isteyen Yönetim tarafından bilinçli olarak sürdürüldüğü anlaşılıyor. Diğer illerde şubeler açılıp, şube sayısı 65'e ulaştığı ve aradan 17 yıl geçmiş olduğu halde Ankara'da şubeleşmeye gidilmemiş olması bu durumun kanıtıdır. 1 Mart günü vermiş oldukları tüzük değişikliği önerisinde de, bu durumu düzeltmek yerine daha da pekiştirecek hukuk dışı bir yol seçmişlerdir.

Genel Kurul'daki tüzük değişikliği ile bu son derece antidemokratik ve Cumhuriyet kadınları ismine yakışmayan durum düzeltilmiştir. Genel Merkezde egemenliklerini "dernekler kanunu ve demokratik işleyişe aykırı olarak" Ankara'da şube açmak yerine, Ankara üyelerini Genel Kurul delegesi olarak kaydedenler öncelikle bu ayıbın ortadan kaldırıldığı 1 Mart 2014 günlü Genel Kurul iradesine saygı göstermek zorundadırlar.

Anadolu'da 65 şube olan ve eylemlilik halinde bulunan Cumhuriyet Kadınlarının etkin ve örgütlü mücadelesi önünde engel haline gelmiş olan; Ankara Genel Merkez üyelerini, Genel Kurul delegesi yaparak hukuki bir sakatlığın üzerine egemenliklerini inşa edenler, bu ayıbın öncelikle hesabını vermelidir.

Yönetimimiz ilk olarak Genel Merkezin doğal üyesi olarak görünen aslında Ankara şube üyeleri olması gereken üyeleri hızla şubeleştirerek bu "hukuk ve demokrasi ayıbını" ortadan kaldıracaktır.

Kurucu genel başkan olma sıfatı ile kendisine saygısızlığın asla yapılmadığı ve Onursal Başkanlık sıfatı ile Cumhuriyet Kadınlarının demokrasi ve cumhuriyet mücadelesine güç vermeye devam etmesi önerisinde bulunulan Sayın Şenal Sarıhan'ın Genel Kurul iradesini birleştirici bir yönde davranmak yerine bunu kişisel bir mesele haline getirip, Cumhuriyet Kadınlarını ayrıştırma yönünde gayret sarfetmesini kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.

Cumhuriyet Kadınları Genel Kurulu, Genel Kurulu iptal ettirme gayretinde olanların bütün engellemelerine karşın, Genel Kurul Delegelerinin çoğunluğu ve yeterliliği ile "hukuki ve tüzüksel şartları yerine getirerek sakin ve Cumhuriyet Kadınlarına yaraşır bir olgunlukla görevini tamamlamış ve yeni yönetimini oluşturmuştur.

Artık herkesin demokratik yöntemler kullanılarak ve hukukçu iki divan üyesinin de bütün hukuki şartları yerine getirerek Genel Kurul iradesi ile yapılan yönetim değişikliğine sagı göstermesi gerekmektedir.

Cumhuriyet Kadınlarının çok zorlu bir mücadele yoluna girdiği bir dönemde mücadeleyi sekteye uğratacak şekilde davranılmaması her Cumhuriyet Kadının görevi ve sorumluluğu olmalıdır.

Korumamız gereken şey koltuklarımız değil, Cumhuriyetimizdir, vatanımızdır...

Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi; “Biz bizi mahvetmek isteyen emperyalizme ve bizi yok etmek isteyen kapitalizme karşı savaşmayı meslek edinmiş” kadınlar olarak, bu güçlerin çeşitli kategoriler altında bizi bölmek için ortaya sürdüğü kimliklerle bizleri bölmesine asla izin vermemeliyiz. Bu bağlamda; Dernek içerisinde kaos yaratılmasına, Derneğin faaliyetlerinin fiili olarak engelenmesine yol açacak tavır ve davranış içerisinde bulunanları bir kez daha sağduyuya davet ediyoruz. 

Bu açıklamayı yapmak durumunda kalmaktan dolayı ayrıca üzgün olduğumuzun bilinmesini isteriz..

Tüm Cumhuriyet Kadınlarını,
Cumhuriyet için daha etkin, daha güçlü ve bütünlük içinde, ayrışmadan mücadele etme sorumluluğu ile davranmaya ve yönetimimize katkı vermeye davet ediyoruz.

Saygılarımızla,
Cumhuriyet Kadınları Derneği Genel Yönetim Kurulu