2015 Basınla Tanışma Kahvaltısı

cumhuriyet kadinlari dernegi

28.12.2104 Tarihinde yapılan olağanüstü Genel Kuruldan sonra tekrar Genel Başkanlığa getirilen Dr.Canan Arıtman , yeni yönetim kurulu üyeleri ile basınla tanışma kahvaltısı yapılmıştır.                                                                                                                                         

                                                                                                                                                                                                                    12.01.2015

         DEĞERLİ BASIN MENSUBLARI,

          İktidarın kadınlar üzerinde oynadığı baskılar kaygı vericidir. Bu politikalar kadınları baskılamayı, yaşamına müdahale etmeyi, ikincilleştirmeyi, özgürlüklerini ve birey olma haklarını elinden almaya yöneliktir.

          AKP’nin bu politikalarının kadınlar üzerinden toplumu ve rejimi dönüştürmeye yönelik olduğunun farkındayız.

          AKP’nin bu politikalarını red ediyoruz. Kadınlar üzerinden laik sistemi yıkmayı hedefleyen AKP iktidarı bilmelidir ki biz Cumhuriyet Kadınları Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyeti, Cumhuriyet Devrimlerini, Cumhuriyetin kuruluş felsefesini oluşturan Altı Oku gerekirse canımız pahasına koruyacağız.

          Bütün kadınları, toplumu uyarıyoruz ki bu gidişe dur denilmezse önce nüfusun yarısını oluşturan kadınlar tüm özgürlüklerini kaybedecek sonrada sıra diğer yarıya erkeklere gelecektir. Tüm kadınları birlikte mücadeleye davet ediyoruz. AKP’nin otoriter, teokratik bir rejim kurma idealini gerçekleştirmesine izin vermeyeceğiz. AKP’nin ve onun paralel yapısı ile emperyal destekçileri Cumhuriyet rejimini yıkmak için devrimlerin temel taşı olan laiklik ilkesine saldırmaktadır. Laik eğitim darbe üzerine darbe almaktadır. AKP’nin laik eğitimi iğdiş etmesine izin vermeyeceğiz.

          6 yaşındaki çocukla evlenebilir demek sübyancılıktır. CKD olarak bu sapık öneride bulunan Sosyal Doku Vakfı Başkanı hakkında bu sabah savcılığa suç duyurusunda bulunduk.

         Çocuklarımızın bilim dışı eğitilmelerine ve AKP’ nin kindar ve dindar bir nesil yetiştirmelerine izin vermeyeceğiz.

Ülkemizin bir diğer önemli ve öncelikli sorunu bölünme tehdidir. Bugün ülkemizin güney doğusundaki bazı illerimizde artık devlet yoktur. Egemenlik terör örgütünün eline geçmiştir.

         Erdoğan başbakan iken muhalefete Sivas’ın ötesine geçemez diyordu, bugün ne yazık ki devlet Sivas’ın ötesine geçememektedir.

         Vatan topraklarının bir bölümünde vatandaşının can ve mal güvenliğini sağlayamayan, devletin egemenliğini koruyamayan bir iktidar derhal istifa etmelidir.

         Fransa’daki terörü şiddetle kınıyoruz. Hiçbir ayrımcılık yapmadan dünyadaki tüm terör olaylarını lanetliyoruz. Batının bu konudaki çifte standardının da altını çiziyoruz.

         Terör bumerang gibidir; döner gelir sizi de vurur. Tüm devletleri terörizmle mücadelede hiçbir ayrımcılık yapmadan tam bir işbirliğine davet ediyoruz.

         Biz CKD olarak geçen yıldan bu yana Ermeni Soykırımı yalanı ile mücadeleyi öncelikli görev alanlarımızdan biri olarak seçtik. Hiç kimse Türk Milleti’ne gelecek nesillerimize haksız ve hukuksuz bir biçimde soykırımcı diyemez. Buna izin vermeyeceğiz.

         Bu bağlamda Yunan Parlamentosu’nun aldığı kararı protesto etmek üzere Atina’ya giden vatanseverlerimizin sınır dışı edilmelerini protesto ediyor, Yunan hükümetinin insan ve hak özgürlüklerini hiçe sayan faşist tutumunu şiddetle kınıyoruz.

          Hükümeti bu milli davada Yunanistan’a nota vermeye davet ediyoruz. Bu arada Yurtseverliğimize sahip çıkmayan Atina Büyükelçisini ve Dışişleri Bakanını da görevden almaya davet ediyoruz. Atina’ya giden yurtsever Talat Paşa Komitesi’nde yer alan kadınların hepsinin CKD üyesi olduğunun bilgisini sizlerle paylaşıyoruz.

          28 Ocak’taki Strazburg’taki AİHM temyiz mahkemesinde görülecek Perinçek-İsviçre davası Türkiye için hayati önemdedir.

          Sayın Doğu Perinçek bu mahkemeye savunmasını yapmak üzere mutlaka katılabilmelidir. Bu nedenle ivedilikle yurt dışı yasağı kaldırılmalıdır. Ayrıca tüm süreç boyunca T.C.Devleti tarafından her türlü diplomatik ve hukuki destek verilmelidir.

         Aksi davranışı, Türk devleti ve milletinin aleyhinde olmak, Ermeni tezlerini desteklemek, kısacası ihanetle eş tutarız.

          AKP mecliste Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluğunu kendi kendilerine aklayıp pakladılar. Bu durum kamu vicdanının rahatsız etmiştir. Biz CKD olarak bu yolsuzlukların takipçisiyiz. Bir gün mutlaka hukuk içinde, yargı önünde hesap vermelerini sağlayacağız.

Başbakan’ın bu son zihni-sinir projesi olan Ailenin ve Dinamik Nüfus Yapısının Korunması hakkındaki düzenlemesinin yanlışlığı, kadına ve ülkeye yönelik bir tuzak olduğu konusunda tüm toplumumuzu uyarıyoruz.

         Bu düzenlemeler kadını iş yaşamının dışına iter. Kadın zaten işe en son ve en zor alınandır. Bu düzenleme ile işe hiç alınmayan olacaktır. Kadını eve hapseden, cinsiyetçi geleneksel role mahkûm eden bu dünya görüşünü şiddetle reddediyoruz.

          Nüfusun yarısını oluşturan kadınların iş gücünden tam zamanlı yararlanmamak ülkenin iyiliğini ve ilerlememesini istememek demektir.

          Kadınların iş gücüne katılımı gerçekten istenen bir politika ise öncelikli olarak devlet kreşlerinin, yaşlı, hasta ve çocuk bakım evlerinin ve sistemlerinin yaşama geçirilmesi gerekir.

          Kadın personel istihdam eden işverenlerin vergi prim gibi yöntemlerle teşvik edilmesi öncelikli uygulama olmalıdır.

           Hükümetin kadınlara kurduğu bu tuzakla örgütlü mücadele için tüm kadın örgütlerini dayanışmaya çağırıyoruz. Hükümetin uyguladığı Natalist nüfus politikalarının bilimsel dayanağı yoktur. Ülkeye zarar verecektir. CKD olarak hem hükümeti hem de halkımızı bilimsel gerçeklerle bilgilendireceğiz.