Basında Biz

 

 

 

 

 

Değerli Şube Başkanlarım; Değerli Dostlarım;

 

 

 

 

Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, Ağustos 1925’te şunları söylemişti:

 

 

 

 

Kolluğa intikal etmiş kadına yönelik şiddet olgularının tamamında, şiddet uygulayan veya uygulama olasılığı olan kişilerin, ‘psikososyal destek programı’na alınması zorunlu hale getirilmeli.

"Şimdilerde pedofiliyi olumlayan filmlere de yer açan Netflix’te, yarınki adımın ensestin propagandası olmayacağından kim emin olabilir. Netflix’i ‘masum’ bir eğlence medyası olarak görmek, büyük bir yanılgıdır. Gözünüzü dört açın!"

Salgın sürecinde önce kapatılan, 26 Haziran’da ise açılacağı yönünde bilgi verilen Alkol ve Madde Bağımlılıkları Tedavi Merkezleri (AMATEM) hala açılmamıştır. Tedavi olmak için başvuran uyuşturucu bağımlısı gençlerimiz ve aileleri perişan durumdadır.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş Atatürk’e duacı olması gerekirken, Atatürk’ü lanetleme cür'eti göstermiştir. Erbaş sözlerini geri almalı, bunu yapmayacaksa istifa etmelidir!

TBMM 20. Dönem Başkanvekili ve Türk Parlamenterler Birliği Onursal Başkanı, Hasan Korkmazcan'ın çağrısıyla başlayan “HDP kapatılsın” kampanyasına ilginç bir isimden destek geldi. 27.

Cumhuriyet Kadınları Derneği, 5 Aralık 1997 yılında 32 kurucu üyenin katkıları ile kurulmuş, 81 şubesi ve 10 bine yakın üyesi olan bir kadın örgütüdür.

Türk Ceza Kanunu ile Çocuk Koruma Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca; daha erken yaşta ergin olsa bile, on sekiz yaşını doldurmamış kişiler çocuktur.

24 Mayıs’ta Muğla’da boksör sevgilisi tarafından bıçaklanarak öldürülen Zeynep Şenpınar… 

Sayın Bakanımız, bildiğiniz gibi, salgınla mücadele kapsamında evlerimizden çıkamadığımız bu dönemde, milletçe bütünleşmemizin eşsiz anlarını ortaya koyan “Saat 21.00’de Balkonlarımızdan Alkışlama” eylemi, sağlık emekçilerimize şükranlarımızı sunmayla başlamış;

Cumhuriyet Kadınları Derneği Genel Başkanı Tülin Oygür;

“Anneler Günü’nü Diyarbakır Anneleri ve Sağlık Ordumuzun Annelerine
armağan ediyoruz”

Bugünün Atatürkçülüğünde birinci görevimiz, 100 yıl önce olduğu gibi, ülkemizin emperyalizme karşı direnişine omuz vermek ve milletimizin bu zeminde birleşmesi için mücadele etmektir.  

 

Milletimiz, PKK; FETÖ; İŞİD gibi her biri ABD piyonu olan, bölücü ve gerici terör örgütlerine karşı verilen mücadelede birleşmektedir. Milletimiz, ekonomik zorlukların aşılmasında yegâne yolun, milli üretim atağı olduğu gerçeğinde de birleşmektedir ve bunu beklemektedir.

Sayfalar