DÜNYAYI ELE GEÇİRMENİN TEK YOLUNUN, GIDA EGEMENLİĞİNİ ELE GEÇİRMEK

Tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de binlerce yıldır tarım yapılmaktadır. Yerel tohumlarımız bulunduğu bölgenin ekolojik yapısına uyum sağladığı için, her yörenin bitkileri farklıdır ve olmalıdır. Her yerde muhteşem bir biyoçeşitlilik vardı. Fakat ne yazık ki bu durum böyle devam etmedi.

 İkinci dünya savaşından sonra uluslararası tohum şirketleri “DÜNYAYI ELE GEÇİRMENİN TEK YOLUNUN, GIDA EGEMENLİĞİNİ ELE GEÇİRMEK “ olduğunu fark etti ve böylece hibrit tohumlar dönemi başladı. Hibrit tohumları satabilmek için ise, ABD’nin Avrupa Kalkınma Planında oynadığı oyunu oynadılar. “Dünyada bir milyon aç insan var, bunları ancak verimi yüksek tohum kullanarak doyurabiliriz” dediler ve Yeşil Devrim projesini başlattılar. Halbuki bunca yıldan sonra baktığımızda, bir milyon insan hala aç. Ama bu yüzden topraklarımız kirlendi, sağlığımızı kaybettik ve yerel tohumlarımız yok oldu.

Türkiye 1980 yıllarında Yeşil Devrim projesine katıldı. 2006 yılında ise dışa bağımlı politikalar nedeniyle tohumculuk kanunu çıkarılarak toplum sağlığımız ve tarımımız küresel tarım tekellerinin eline bırakıldı. Bu kanuna göre, çiftçinin yerel tohumları ve bu tohumlardan elde ettiği fideler, kendi aralarında değişime açık olmakla birlikte satışı yasaklandı. Sadece sertifikalı tohumlukların satışına izin verildi. Bu tür yasalarla hibrit tohumların desteklenmesi nedeniyle tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yerel tohumlar %95 oranında azalmıştır.

Değerli  arkadaşlar, gıda güvenliğimizin sağlanması için, sağlıklı nesiller için, çok uluslu tohum şirketlerinin tahakkümünden kurtulmak için, topraklarımızın ölmemesi için yerel tohumlara sahip çıkmak ve yaşatmak zorundayız.

Atatürk “Köylü bu milletin efendisidir” demişti. Aynı düşünceyle eski bir tarım bakanımız da “Tarım bir milletin açlık tokluk meselesidir. Dolayısıyla hürriyet meselesidir. Aç olan insanın hürriyetini kaybetmesi an meselesidir” demişti.

Gerçekten de tohumu özgür olmayan bir millet asla özgür olamaz. Tohumuyla birlikte özgürlüğünü de kaybeder. Bu kapsamda yerel tohum çalışmaları, tüm canlıları ve hepimizi ilgilendiren en önemli çalışmadır.

Şubenizde böyle bir çalışmanın yapılmasını isterseniz, sizlerle bu konuda bir eğitim çalışması yapılacaktır. Ayrıca gerekli her türlü bilgi desteği ve yardım yapılacaktır.

Eğitim çalışmalarının aralık ayına kadar bitirilmesi uygundur. Çalışacak şubeler bundan sonra kendi yol haritalarını çizerek belirledikleri köylerde çalışmalar yapacaktır.

Katılacak şubelerimizin eğitim çalışmasını hangi ayda istediklerini genel merkeze bir ayın içinde bildirmeleri gerekmektedir. Bilgilerinize.