BÜTÜN TÜRKİYE ALADAĞ OLUYOR!

Fiili Durum Yaratılarak 10 Yaşında Çocukların Yakılmasına   Yönetmelik   Hazırlanıyor.

Bütün Türkiye Aladağ Oluyor!

Yoksul ailelerin çocuklarına eğitim vermek üzere 1939’da Cumhuriyetin okulları olarak kurulan YİBO’lar bir yandan ulusal değerlere sahip bireyler yetiştirirken diğer yandan  insanca bir yaşam ortamı sağlayarak onları bir üst öğrenime hazırlıyordu. YİBO’larda çalışan öğretmenler yaşadıkları yerleşim merkezindeki insanlara çağdaş bir MODEL oluyordu.

PKK’nın zaman zaman saldırdığı ve PKK bağlantılı bir partinin kapatılmaları için Meclis Araştırması istediği YİBO’lar, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ailelere çocuklarını PKK’dan kurtarma şansı veriyordu. Bu gün basına yansıyan vakıf yurtları vb.de yaşanan cinsel istismarların binde biri bile devletin yönettiği bu kurumlarda meydana gelmemiştir. Türk Eğitim Sistemine vurulmakta olan darbelerin bir parçası olarak “çocukların ailelerinin yanında okuması gerektiği” gibi sun’ni bir gerekçeyle ülkenin ulaşım ve kış koşulları hiç dikkate alınmadan çocuklar “taşımalı eğitime” ya da  “Vakıfların Yurtlarına” mecbur edilmiştir. Köyler imamlara, çocuklar tarikatlara teslim edilmiştir.

Çocuğunu zorunlu eğitime göndermeyen velilere  verilecek ceza 5-10 liraya düşürülerek muhtarların inisiyatifine, çocuklarımız ya PKK’ya ya çocuk işçiliğine ya da babası dedesi yaşındakilerin 2.-3. eşi gibi  tecavüzüne terk edilmiştir.

Ortaöğretim (Lise) yurt yönetmeliğinde “bölgecilik, ırkçılık ve dincilik faaliyetlerinde bulunmak” öğrenci yurtlarının kapatılma nedeni idi. AKP iktidarı 2004’de bu ifadeleri kaldırdı ve çocukların tarikatlara terk edilmesi yasallaştırıldı. Devletin sahip olduğu yurtların güçsüzleştirilmesi ya da yıkılmasıyla cemaat ve tarikat yurtları “Çocuklara Yardım” adı altında ülkenin her köşesinde desteklendi.

Tarımın, hayvancılığın neredeyse yok edildiği, işsizliğin rekor kırdığı güzel ülkemde yoksulluğun pençesindeki aileler çocuklarını bu yurtlara verme konusunda seçeneksiz bırakıldılar. Denetimden uzak, cahil insanların yönettiği bu yurtlarda çocuklarımız cemaat ve tarikatların anlayışına uygun büyütülürken kimileri yanıyor, kimileri istismara uğruyor, bu çocukların güvenliğinden sorumlu bakanlar da “Bir kereden bir şey olmaz” anlayışıyla olanları izliyorlar. Devleti yönetenlerin “eğitim hizmeti verme görevini” yerine getirmemesinin, çocukların “eğitim hakkı ihlalinin” bedelini çocuklarımız bazen canlarını, bazen ruh sağlıklarını kaybederek ödüyorlar. Analar babalar hukukun sarsıldığı bu ülkede ağlamaktan başka bir şey yapamıyorlar.

Bütün gelişmiş ülkelerde örgün eğitimin ilk 6-9 yılı “Temel eğitim/ilköğretim”dir. Ortaöğretim kavramı lise eğitimi demektir. Son 15 yıldır bütün kavramların içi boşaltılırken 2012’de antidemokratik yöntemlerle TBMM’den geçirilen yasayla eğitim sisteminin yapılanması 4+4+4 olarak değiştirildi. Beş yaşında okula başlatılan çocuklar 9-10 yaşında adına “Ortaokul” dedikleri ilköğretim 2. Kademeye geçirildi. Yurt yönetmeliğinde el çabukluğu ile yapılan değişiklikle 6-7 ve 8. Sınıflarda okuyan çocukları da bu yurtlara kapattılar. Aladağ’da yanan çocukların 3’ü 5. Sınıfta ve 10 yaşındaydı.

Hemen her düzeyde yasaların çiğnenerek fiili durum yaratılması, sonra da bu fiili duruma yönetmelik, yasa, hatta anayasa yapılması ile Türkiye, “Dünya Hukuk Tarihi”ne kara harflerle yazılacak.  “Özel Öğrenci Barınma Yönetmeliği” adıyla hazırlanan yönetmelikle 9-10 yaşındaki çocuklarımız, KHK’larla sorgusuz sualsiz öğretim üyelerimiz, öğretmenlerimiz, hakim ve savcılarımız, Anayasa değişiklik oylamasıyla da bütün yurttaşlarımız birey olmaktan çıkarılıp “Kul” olmaya zorlanıyor.

Biz Türkiye’nin tamamında örgütlenmiş Cumhuriyet Kadınları, buna izin vermeyeceğiz. Çıkaracağınız yönetmeliğe de, KHK’lara da, Anayasa oylamasına da HAYIR diyoruz. Cumhuriyet ilkelerini yeniden kuracak, Atatürk’ün izinden ayrılmayacağız ve ülkemize büyük zararlar verenleri de bize yakışır adil biçimde yargılayacağız. Saygılarımla.

 

 

       Prof. Dr. Dilek Gözütok

CKD Eğitim Komisyonu Başkanı