Bazı Şubelerimizde Yaşanan İstifalar ve İstifa Baskılarının İçyüzü Basın Açıklamamız

Cumhuriyet Kadınları Derneği, 5 Aralık 1997 yılında 32 kurucu üyenin katkıları ile kurulmuş, 81 şubesi ve 10 bine yakın üyesi olan bir kadın örgütüdür.

Derneğin ilk kuruluşunda genel başkan olan Sayın Şenal Sarıhan’ın, kesintisiz 17 yıl süren yönetiminden sonra, 2014 yılında yapılan genel kurulda, genel başkanlığa, yine aday olmasına rağmen Sayın Sarıhan yerine diğer aday olan Sayın Canan Arıtman seçilmiştir. Delegelerin tasarrufuyla gerçekleşen bu değişimin nedeni, Sayın Sarıhan’ın başarıyla başladığı Dernek başkanlığı görevinin son dönemlerinde Derneğimizi Cumhuriyet Halk Partisi’nin kontrolüne girecek şekilde düzenleme çabalarının ve Derneğin millici bir çizgide ilerlemesine gösterdiği isteksizliğin Dernekte kabul görmemesi olmuştur. Nitekim genel başkanlığı sonlandıktan sonra CHP milletvekili olarak Meclise girmiştir.

CHP eski milletvekili olan ve 2014 kurultayında genel başkanlığa seçilen Sayın Canan Arıtman’ın iki dönem süren yönetiminde ise Derneğimiz, kadınımızın ve toplumun sorunlarına, yeniden Atatürk milliyetçiliği ve devrimciliği düzleminden bakmaya başlamış ve milli kadın hareketinin öncülüğü çizgisine oturmuştur. Çok sayıda yeni şubenin de açıldığı bu başarılı yönetimin ardından, geçtiğimiz 29 Şubat’ta yapılan genel kurulda, CHP’nin, isimleri kamuoyunda pek bilinen bazı milletvekilleri ve yerel yöneticileri tarafından delegeler üzerinde baskı uygulanmasına rağmen, Atatürk ve milli kadın hareketi çizgisinde yürüyeceğimizi ilan ederek biz seçildik. Farklı parti mensubiyetleri olan ama “önce vatan” demeyi bilen CKD kadınları, bir kez daha Şenal Sarıhan ekibine geçit vermemiştir.

Yönetime seçilmemizin 12. gününde başlayan koronavirüs salgını ve karantina nedeniyle toplantı ve şube ziyaretlerimize başlayamamakla birlikte, tüzüğümüzde yazılı amaç ve ilkeler doğrultusunda toplumsal ve kadınımıza dair sorunlarımız üzerinde çalışmalarımızı sürdürdük.

Bu çerçevede en önemli faaliyet alanımız terörün karşısında, askerimizin ve evladını teröre kurban eden annelerin yanında, dolayısıyla HDP’nin karşısında ve Diyarbakır Annelerinin yanında duruş sergilemek olmuştur.

İşte Derneğimizde 5 şubede yaşanan istifaların ve diğer şubelerimiz üzerinde yürütülen istifa baskılarının altında yatan neden budur. Vatansever milli duruşumuz, bir süredir şubelere yerleştirdikleri liberal yapılarla Dernek içinde güçlenmeye çalışan, iktidara muhalifliği devlet düşmanlığı haline getirmiş HDP - ABD - AB - Soros sevici bu kesimi son derece rahatsız etmiştir. Bilhassa Derneğimizin, HDP Kapatılsın Kampanyasına destek vermesi, bu kesim için yıkım olmuştur. Çünkü “HDP PKK’dır, Mecliste PKK istemiyoruz, HDP Kapatılsın” demek bunlar için züldür.

248 vatandaşımızın şehit olduğu 15 Temmuz CİA-FETÖ darbe girişimine ve Diyarbakır Annelerinin evlat nöbetine “tezgâh” demişler, ama küresel emperyalizmin beslediği las tesis’cilerin Meclisimizdeki “katil devlet, tecavüzcü polis” gösterisine alkış tutmuşlardır. O devlet ki, binlerce yıllık devlet geleneğimizin son temsilcisi olarak temelleri 23 Nisan 1920'de Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından atılmış, dışarıda mazlum milletlerin pusulası, içeride kimsesizlerin kimsesi olmuştur; hepimizin kutsalı, vatanın sarsılmaz kalesi ve milletin namusudur.

İstifa mektuplarında ve şubelerimizi arayarak bizleri Atatürkçülükten sapmakla suçlayan bu kesim, HDP PKK seviciliklerini, tarihteki ilk ve en büyük anti-emperyalist lider Atatürk’le yan yana getirebilme bahtsızlığını sergilemektedir.

Ne yazık ki, laiklik ve çağdaşlık savunuculuğu görünümü altında neoliberal ideolojinin sözcülüğünü yaparak, özünde vatansever olan kadınlarımızın milli duruş çizgisinde birleşmelerine en büyük engeli oluşturmaktadırlar. Derneğimiz, bu kesimlerin kadınlarımıza dayattığı “ya çağdaşlığı ya da milli duruşu seçersin” oyununu bozacak ve bütün kadınlarımızı “teröre karşı birleşerek özgür, bağımsız, çağdaş bir gelecek kurmak” hedefiyle MİLLİ KADIN HAREKETİ’nde birleştirecektir. Şimdiden çağrımızı yapıyoruz: Bu ülkede yaşayan bütün kadın ve annelerimizi Cumhuriyet Kadınları Derneği çatısı altında teröre karşı net tavır almaya davet ediyoruz.

Derneğimiz bundan sonra da ülkemizi bölmeye çalışan, binlerce evladımızın şehit düşmesine neden olan, şehitleriyle birlikte annelerin ve gencecik eşlerin de hayatlarını bitiren, ülkemizin büyük kaynaklarını sömürerek bilhassa yoksul halk kesimlerinin geleceğini çalan hain terör örgütü PKK’ya ve onun Meclisteki uzantısı HDP’ye karşı ön cephede durmaya devam edecektir. Ne eğiliriz, ne bükülürüz. Biz Atatürk milliyetçiliğiyle yolu aydınlanmış, vatan sevdalısı Cumhuriyet kadınlarıyız.  

 

 

Saygılarımla,

Prof. Dr. Tülin Oygür

CKD Genel Başkanı