Çanakkale Zaferi, Sömürgeciliği Yendiğimiz İlk Zaferimizdir

“Çanakkale Zaferi, dünya tarihine, Rus ve Türk devrimleriyle sonuçlanacak sürecin başlangıcı ve tüm mazlum milletlerin  ‘Emperyalizm karşısında kazandığı ilk zafer’ olarak geçmiştir.”

 

ÇANAKKALE 18 MART DENİZ ZAFERİ’MİZİN

105. YILI KUTLU OLSUN !

 

“İşte yüzyıl sonra bugün de Mehmetçiğimiz, aynı Kuva-yi Milliye ruhuyla, güneydoğu sınırlarımızda, emperyalizme karşı vatanımızı savunuyor. Emperyalizme yine geçit vermiyor !”

            Dünya tarihinin akışının değiştiği, emperyalizmin ilk defa yenildiği, Çanakkale’yi emperyalizme “GEÇİLMEZ” yapan, büyük zaferimizin, 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’mizin 105. yılı kutlu olsun!

Hepimizin bildiği gibi, Birinci Dünya Savaşı, Osmanlı İmparatorluğu’nun paylaşım savaşıdır. Sanayileşen Avrupa devletlerinin hammadde ve pazar ihtiyaçları, Osmanlı topraklarındaydı.

            İngilizler ve Fransızlar’ın planı, Çanakkale Boğazı’nı kısa sürede geçip, İstanbul’a ulaşmak ve Osmanlı Sarayı’nın müttefikleri ile bağlantılarını keserek, savaşı kısa sürede bitirmekti. Böylelikle aynı zamanda ekonomik sıkıntı içinde olan Çarlık Rusyası’na lojistik destek verebileceklerdi. Çarlık Rusya’sı ise bu sayede savaşa devam edebilecek; Osmanlı’yı,  Doğu Anadolu’dan çember içine alabilecekti…  

            Ne var ki hesaplamadıkları bir şey vardı. Onların çelik zırhlılarına karşı, Mehmetçiğimizin zekası, çelik  yüreği ve vatan sevgisi!

            Çanakkale Boğazı Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Çobanlı ve verilen emri cesaretle yerine getiren Nusret Mayın Gemisi’nin kahraman komutan ve mürettebatının, Karanlık Koy’a,  son derece zekice bir planla yerleştirdiği “26 mayın”, tarihe “bir milletin yazgısını değiştiren”  demir yığınları olarak geçti. Mayınlara çarpan görkemli İngiliz Savaş gemileri, hiç beklemedikleri şekilde, “kara bir sis bulutu” içinde bir bir batarken; boğazın iki tarafındaki tabyalardan açılan top atışları ve Mehmetçiğin yürekli direnişi, onlara hafızalarına kazınan ilk “Gelibolu hezimeti”ni yaşattı.

            18 Mart Deniz Zaferimiz’in ardından Çanakkale Boğazı’nı deniz yoluyla geçemeyeceklerini anlayan İngiliz ve Fransızlar, bu defa kara savaşları ile İstanbul'a ulaşmak istediler.  25 Nisan 1915'te Arıburnu ve Seddülbahir'den askeri çıkartmaları yaptıklarında, bu kez onları başka bir büyük Türk askeri sürprizi daha bekliyordu.  

            Bu defa da bilmedikleri ve hesaplayamadıkları tarihsel olgu, Mustafa Kemal’i tarih sahnesine taşıyan askeri ve stratejik dehası ve Mehmetçiğin azmi vatan sevgisi olmuştur.  

            Sekiz aydan uzun süren ve tarihi kaynaklara göre 66 bine yakın şehit verdiğimiz Çanakkale Savaşı’nda emperyalist devletler, Mustafa Kemal'i de Mehmetçiği de yenemeyeceklerini; Çanakkale'yi geçemeyeceklerini anladılar. 

            “Çanakkale Geçilmez!” gerçeği ve Mustafa Kemal’in büyük vatanseverliğinden doğan askeri zekası, unutmamak gerekir ki İngilizlerin komutanı ve sonrasında da en büyük devlet adamı olacak olan Churchill’in ağzından tarihe şu sözleri kaydettirmiştir:

             “Gelibolu’da bizim yapabileceğimiz ne vardı? Dünyaya yüz yılda bir dahi gelir. Ne yapalım ki bu yüzyılda o dahi Türklere nasip oldu”  …    

            İtilaf  devletleri, Çanakkale'yi geçemeyince, Birinci Dünya Savaşı, 2 yıl daha uzadı. O süreçte 1917 Bolşevik İhtilali’yle, Çarlık Rusya’sı yıkıldı ve savaştan çekildi. Çarlık Rusyası’nın Anadolu’yu Doğu Anadolu’dan işgali planı da böylece hüsrana uğradı.

            Çanakkale Savaşı, aynı zamanda Kuva-yi Milliye ruhunu ve Misak’ı Milli sınırları içinde milletimizin bilincine tek bir “Türk milleti” olmayı çıkarmış; bu savaşın en büyük kahramanı Mustafa Kemal Paşa'yı ise “Atatürk” yapan sürecin, temellerinin atıldığı savaştır.   

            Çanakkale'yi geçilmez yapan tüm komutan, şehit ve gazilerimizi saygı ve minnetle anıyoruz. Ruhları şad olsun!

            105 yıl sonra aynı ruhla Mehmetçiğimizin arkasındayız…

            Altı çizilmelidir ki dünya tarihinde Rus ve Türk devrimleriyle sonuçlanacak süreç, Çanakkale Savaşı ile başlamış ve bu savaş tarihe, mazlum milletlerin, “Emperyalizm karşısında kazandığı ilk zafer” olarak geçmiştir.

            İşte şimdi yüzyıl sonra bugün de Mehmetçiğimiz, aynı Kuva-yi Milliye ruhuyla, güneydoğu sınırlarımızda, emperyalizme karşı vatanımızı savunuyor. Emperyalizme yine geçit vermiyor.

            Bizler, Cumhuriyet Kadınları olarak, Kurtuluş Savaşı kahramanları Şerife Bacı’nın, Kara Fatma'nın, Gördesli Makbule'nin torunlarıyız. Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti’nin devamıyız. Dün olduğu gibi bugün de ordumuzun, Mehmetçiğimizin yanındayız. Yolları açık, muratları gerçek olsun. Amaçları selametle hasıl olsun…