Devletimiz çocuklarımızı korumakla yükümlüdür

 

Cumhuriyet Kadınları Derneği olarak, Musa Dinç’in yazdığı “Gül ve Düşün” adlı çocuk kitabı ile ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına iletilmek üzere suç duyurusunda bulunduk.

TCK’nın “müstehcenlik” ve “suç işlemeye tahrik”le ilgili 226 ve 214’üncü maddeleri kapsamında, yazar Musa Dinç ve yayıncı “Arı Sanat Yayınevi”  hakkında “kamu davası” açılmasını ve kitabın derhal toplatılması ve halen satışı devam eden internet ortamında da dağıtımının engellenmesi için gerekenin yapılmasını talep ediyoruz.

 

Kitaba göre tecavüz bir cezalandırma yöntemi

Söz konusu kitapta, çocuklara, tecavüz bir “cezalandırma yöntemi” olarak sunulmakta ve yayıncı bu neşriyatı yayarak “suça teşvik” etmektedir. 

Musa Dinç adlı şahsın yazarı olduğu “Gül ve Düşün” adlı masal kitabında yer alan ve müstehcenlik içeren ifadeler, toplumun her kesiminde infial yaratmıştır. Hedef kitlesinin çocukların oluşturduğu bir masal kitabında, özetle aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

- “Boz ayıdan çok çektim, öyle bir şey başına getireyim ki ömrü boyunca unutmasın. En iyisi tecavüz! Namusunu beş paralık edeyim.”

-Kurnaz tilki, Boz Ayı’nın arkasına geçmiş ve çirkin emellerine kavuşmuş. Boz Ayı’nın da bakireliği son bulmuş.

-Gerdekten çıkmış damat misali gibi, gerine gerine göğsünü kabartarak böğürtlenler arasından çıkmış.

-“…Mahcubiyet ve ar duygusuyla başı önünde eğik, randevu evine düşmüş fahişeler gibi, kendi kendine içerlenerek mırıldanmış: Bekaretim gitti, namusum beş paralık oldu! Hangi yüzle ayı alemine çıkacağım? Damgayı yedim bir kere! Boz Ayı yerine FAHİŞE Ayı derlerse…”

Kitabın bu bölümleri, çocuklarımızın ruhsal, psikolojik ve fiziksel gelişimlerini olumsuz etkileyecek birçok içerik barındırmaktadır; müstehcenlik suçuna ve suç işlemeye alenen tahrik suçlarına sebebiyet vermektedir.

Yazar, eser sahibi sıfatıyla, suç olan bir hususu açıkça yazarak; yayınevi ise suç işlemeye alenen tahrik eden ve suç unsuru barındıran bu yayımı, basıp yayarak suç işlemiştir. Tecavüzün bir cezalandırma yöntemi olarak sunulması suça teşvik etme anlamı taşımaktadır.

TCK madde 226’ya göre, bir çocuğa müstehcen görüntü yazı veya sözleri içeren ürünleri verme ya da bunların içeriğini gösterme, okuma, okutma veya dinletme; bunların içeriklerini çocukların girebileceği veya görebileceği yerlerde sergileme, okuma, okutma söyleme ve söyletme, “çocuklara karşı işlenen müstehcenlik suçu” olarak kabul edilir.

Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden kişi ise “Basın Yayın Yoluyla Müstehcenlik Suçunu” işlemektedir.”

Çocuğun yüksek yararının gözetilmesi ve çocuğun güvende tutulması ilkelerinin, 1924 Cenevre Çocuk Hakları Bildirgesi, 1959 Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirgesi, 1963 Türk Çocuk Hakları Bildirisi ve 1989 Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde koruma altına alınan haklardan olduğu gibi, Çocuk Koruma Kanunumuzun da temelini aldığı ilkelerdendir.

Anayasa’mızın 41. Maddesi de Devleti, her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu önlemleri almakla yükümlü tutmuştur. Dolayısıyla çocukların yüksek yararı korunması gereken en temel ilkedir ve devlet, çocuklarımızı her türlü cinsel sömürüden, müstehcenlikten, pornografiden korumakla yükümlüdür. Çocukları korumaya çalışan ülkemizde bu tür yayınlar ve içeriğinde suç işlemeye özendirici, teşvik edici anlatımların kullanılması, bu mücadeleye zarar vermekte ve çocuklarımızın ve toplumun geleceğini tehdit etmektedir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, suç unsuru olan kitabın derhal toplatılması, dağıtımının engellenmesi ve gerekli soruşturmanın yapılması için suç duyurusunda bulunma zorunluluğumuz doğmuştur.

1- Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanunu’nu ilke alarak kurulmuş olan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kuruluna müzekkere yazılarak, ilgili görsellerin ve paylaşımların çocuklar ve toplum nezdinde bırakacağı etkinin belirlenmesi için tavsiye alınmasını;

2- Çeşitli internet sitelerinde ve kitapevlerinde satışı devam eden kitabın, derhal toplatılmasını ve internet ortamında dağıtılmasının engellenmesini;

3- Şüphelilerin; 5237 sayılı TCK’nun müstehcenlik (m.226), suç işlemeye tahrik (TCK m.214) suçlarından haklarında gerekli soruşturmanın yapılarak cezalandırılmaları için kamu davası açılmasını saygılarımızla arz ve talep ederiz.