VATAN TOPRAĞI MİRAS DEĞİL EMANETTİR !!

CKD, yerel tohum,

Yerel Tohum Takas çalışmalarımızda,  beş yılı geride bırakırken, çalışmalarımızı bir üst basamağa taşımak  için  yeni fikirlerle uzun bir yola çıkmaya hazırlanıyoruz.

Cumhuriyet Kadınları Derneği olarak, Yerel Tohum Takas çalışmalarını alışılmışın dışında, birebir üretici ile tohumun, fidenin, üretimin  her aşamasında  onlarla görüşerek, izleyerek, üretimden satışa kadar yanlarında yer alarak yapmaya çalıştık ve yapıyoruz.

Öncelikle tohum ekibi olarak,  kendimizi geliştirip, yetiştirmek adına eğitim çalışmalarına büyük önem veriyoruz. Beş yıldır bu çalışmalarımızda bize destek veren  Ziraat Mühendisimizin  örgütlenme konusunda yapmış olduğu eğitimde, her alanda olduğu gibi, örgütlü olmanın gücünü bir kez daha tecrübe  ediniyoruz.   

Özellikle üreticilerimizle olan iletişimlerimizde, yanımızda bir Ziraat Mühendisi’nin olması çalışmalarımıza büyük bir güven kazandırmaktadır.

Cuma günleri  kurulan  Köylü Pazarı’nda satış yapan üreticilerimize yenilerini katmış olmanın yanında, mevcut üreticilerle birlikte derneğimizde İlçe Tarım Müdürlüğü’nün katkılarıyla verimli bir çalışma daha gerçekleştirildi.

Evlerinde, tarlalarında  yoğun işlerini bırakıp bu toplantı için çıkıp gelen, üreticilerimizin duyarlılığı, eğitime sundukları katkı, mantıklı ve bilgilendirici soruları, kendi sorunlarına çözüm aramaları, önerileri ve fikirleri hepimizi mutlu etti.

En yaşlı üreticimiz olan Kemal  amcanın, yeni çalışmamızla ilgili ilginç fikirleri ve bunları anlatırken yaşadığı heyecan görülmeye değerdi.

Yeni üreticimiz olan Sultan, ürettiği yerel  tohum patateslerine,  kara buğday,  sarımsak,  soğan ekleyerek pazarı daha da büyütmeye kararlı.

Domates üreticileri, sadece yeşillik üretenler, meyve üreticileri, hepsi  bu eğitime katılmak için uzak köylerinden çıkıp gelmişlerdi.

İlçe Tarım Müdürlüğü’nden gelen üç Ziraat Mühendisi  üreticilerimize,  köylerde, pazarlarda  hangi çalışmaları yaptıklarını, almaları zorunlu olan belgeleri, reçete ile kullanılan ilaçları ve daha bir çok konuda önemli bilgileri aktardılar.

Üreticilere,   özellikle  gübreleme, ilaçlama ve  damlama - sulama konularında çok önemli bilgiler verdiler.

Kullanılan ilaçların bitki de kalış süresi, damlama sulamanın faydaları, gübrelemenin yöntemleri ve sürekliliği gibi konular aydınlatıldı.

Zirai mücadele de,  zehirlenme durumlarının  genellikle bilgisizlik, dikkat etmeme ve bu konuda ilgisiz davranma sonucunda meydana geldiğini anlıyoruz.

İlaçlama yapılırken, koruyucu kıyafetlerin mutlaka giyilmesi gerektiği ,  kullanılan ilaçların mutlaka reçete ile kontrollü olarak satılan markalar olması gerektiğini öğrendik.

Aslında zirai ilaç kullanılması en son çare olmalıdır.  Bitki korumada,  zirai ilaçların zorunlu olarak kullanılması gereken durumlar  da var elbette,  ancak bilinçli ve bilgili kullanım çok önemli.

Bizim  üreticilerimizin, doğal ilaçlama konusunda  daha duyarlı,  bilinçli  olduklarını gözlemliyoruz ve  yaptıkları doğal ilaçları,  nasıl kullandıklarını  ve  tariflerini detaylarıyla  paylaşıyorlar.

Zirai ilaç kullanımının ne kadar tehlikeli ve dikkat edilmesi gereken bir konu olduğunu  bir kez daha öğreniyoruz.  Kullanan kişilerin öncelikle  kendilerinin ve yakınlarının sağlıkları açısından son derece dikkat etmeleri  gerekmektedir. Bu ilaçlar gereksiz ve hatalı kullanıldığında,  sadece insanlara değil tüm doğaya büyük ve kalıcı zararlar verebilmektedir.

Sadece bu ilaçların kullanımı değil, kullanıldıktan sonra ambalajlarının da doğru şekilde imha edilip gelişi güzel doğaya  bırakılmaması gerekmektedir.  Buna,  ne kadar çiftçinin ya da üreticinin dikkat ettiği konusunu tartışıyoruz ama biz de işin içinden çıkamıyoruz. Bunun özellikle ilaç firmaları ve ilgili kurumlar tarafından mutlaka denetlenmesi gerektiğinin önemini farkediyoruz.

İnsan yaşamını kolaylaştırdığını düşündüğümüz, çok çeşitli kimyasallar var. Bunlar,  küresel şirketlerin para kazanma hırsıyla, her gün daha da çeşitlenerek piyasaya sürülmekte ve bilinçsiz kullanımlar yüzünden hastalıklar, zehirlenmeler ve ne yazık ki sorunlu hamilelikler ve sakat doğumlar çoğalmaktadır.

Bu durum sadece ülkemizde  geçerli  değil,  bu küresel bir sorundur ve ne yazık,  bizde ki yanlış  tarım politikaları yüzünden  daha  da ciddi boyutlara ulaşmaktadır.

Bu çalışmalarımız süresince bir kez daha gördük ki, tarımda öncelikle bilinçli üretici, bilinçli ve meraklı çiftçi ve işini, toprağını seven insanlar gerekli.

Ancak bu şekilde, kendini eğiten, öğrenme isteği duyan ve bilinçli, tarım yapmak konusunda girişimci olan insanlar sağlıklı toplumların yetişmesine katkı sunabilirler.

Üreticilerimizle her fırsatta bunları konuşmaya, ihtiyaçları olan bilgi ve kaynakları onlara ulaştırmaya, sorunlarını dinleme ve çözüm yolları arama konusunda yanlarında olmaya devam ediyoruz.

Önümüzde ki günlerde şekillenmeye başlayacak olan Yerel Tohum Ürünlerinin Satışı konusunda ki yeni gelişmeleri daha geniş bir şekilde paylaşmak için heyecanlıyız.

Bizler,  başladığımız bu çalışmaya  ve  üreticilerimize güveniyoruz. 

Onlarla birlikte yol almanın bir Milli mücadele olduğuna inanıyoruz.

Tarımımıza, tohumumuza,  toprağımıza, köylümüze, çitçimize,  gözümüz gibi bakalım.

Bu topraklar bize miras değil emanettir, emanetimize sahip çıkalım

CKD Fethiye Şubesi

Haber Konumu: